Kurucumuz
Burak Sitrava'nın Boğaziçi'nden Londra'ya, üç kıtada süren yolculuğu ve bu yolculuğun bir okula dönüşen fikri.
Burak Sitrava
Burak Sitrava, lisans eğitimini Boğaziçi Üniversitesi İşletme Bölümü'nde yüksek onur derecesiyle, yüksek lisansını London School of Economics'te finans alanında tamamladı. Meslek hayatına, dünyanın önde gelen denetim ve danışmanlık kuruluşlarından PricewaterhouseCoopers'ın (PwC) Londra ofisinde başladı; Londra'daki üç yılın ardından aynı kurumun Dubai ve İstanbul ofislerinde görev alarak üç farklı pazarda uluslararası deneyim edindi.
Kariyerini Orta Doğu'nun en büyük holding gruplarından birinin Dubai merkezinde sürdürdü. Sekiz yıl boyunca, grubun Singapur, Malezya, Birleşik Arap Emirlikleri, Mısır, Suudi Arabistan ve Bahreyn'e yayılan yatırım portföyünden sorumlu Yönetici Direktör olarak görev yaptı; aynı dönemde grup şirketlerinin yönetim kurullarında yer aldı.
Bu dönemde yönettiği işler, sorumluluğunun ölçeğini özetler: Almanya'nın en büyük araç kiralama şirketi Sixt'in Bahreyn ve Suudi Arabistan pazarlarına taşınması, Singapur'un önde gelen mühendislik kuruluşlarından borsaya kote CNA Group hisselerinin Mitsubishi'ye satışı ve Mısır'ın en büyük hastanesi DAF Hospital'ın Kuveyt'te yeni hastaneler açması, bunlardan yalnızca birkaçıdır.
Kariyerinin en yoğun döneminde dahi kendi eğitimine ara vermedi: 2012 yılında Harvard Üniversitesi'nin Özel Sermaye ve Risk Yönetimi programını tamamladı. Eğitimin hayat boyu süren bir süreç olduğu inancı, ilerleyen yıllarda kuracağı okulun da temel ilkelerinden biri olacaktı.
Üç kıtada, çok kültürlü ekiplerle geçen bu kariyer onu tek bir sonuca ulaştırdı: bir ülkenin asıl sermayesi, yetiştirdiği insandır. Bu sonucu bir okula dönüştürmek için yönünü eğitime çevirdi ve Düşünür Okulları'nı kurdu. Kurduğu okulun hedefi bir sınav başarısından daha büyüktür: Google, Apple, Microsoft ve General Electric ölçeğinde şirketleri bir gün Türkiye'de kuracak ve yönetecek nesil, ona göre bugünün sınıflarında yetişmektedir. Düşünür Okulları bu nedenle çocuğa ana sınıfından 12. sınıfa kadar tek bir bütün olarak bakar: bireysel farkı gözetir, iki dilde düşünmeyi öğretir, akademik çıtayı yüksek tutar ve bilgiyi etik değerlerle, kültürler arası bir bilinçle birleştirir.
Kurucumuzdan mesaj
Değerli velilerimiz, sevgili öğrenciler,
Meslek hayatımın büyük bölümünü üç kıtada, farklı kültürlerden insanlarla çalışarak geçirdim. Bu yıllar bana tek bir şeyi kesin olarak öğretti: ülkeler arasındaki asıl fark kaynak farkı değil, insan yetiştirme farkıdır. Bir ülkenin geleceği madenlerinden değil, sınıflarından okunur.
Dünyanın büyük kurumlarında öne çıkan insanlar, en çok bilgiyi ezberleyenler değildi; soruyu doğru soranlar, bilmediğini araştırmayı bilenler ve düşüncesini üretime dönüştürebilenlerdi. Okulda en kolay ölçülen şey bilgidir; hayatta karşılığı olan şey ise düşünme biçimidir. Bu ikisi arasındaki köprüyü kurmak, bir eğitim kurumunun asıl işidir.
Düşünür Koleji'ni bu inançla kurduk. Amacımız çocuklarımıza yalnızca müfredatı aktarmak değil; Cumhuriyetimizin bilimi rehber alan çizgisinde soran, deneyen, ürettiğini savunabilen ve kendini iki dilde ifade edebilen bireyler yetiştirmektir. Dünya ölçeğinde iş kuran zihinler başka bir hamurdan değildir; doğru sorularla büyütülmüş zihinlerdir. O şirketlerin benzerlerini yarın Türkiye'de kuracak nesil, bugün bir sınıfta ilk sorusunu soruyor.
Velilerimize sözümüz açıktır: çocuğunuzu bir sınava değil, bir hayata hazırlıyoruz; sınavı da bu hazırlığın içine yerleştiriyoruz. Öğrencilerimize sözüm ise daha kısadır: sormaktan vazgeçmeyin. Farklı düşünün, fark yaratın, özgün olun.
Saygılarımla,
Burak Sitrava · Kurucu